Translate
"DOVE"
in Turkish Language
English to Turkish
Turkish to English
English
Turkish
DOVE
BARIŞ YANLISI KİMSE
DOVE
BARIŞÇI
dove
güvercin
dove
güvercin, kumru
DOVE
İYİLİK SİMGESİ
DOVE
KUMRU
DOVE
SEVGİLİ
dove prism
dov prizması
DOVE-COT
GÜVERCİNLİK
dovecote
güvercinlik
DOVE-COTE
GÜVERCİNLİK
DOVELIKE
KUMRU GİBİ
DOVELIKE
MÜLAYİM
DOVELIKE
YUMUŞAK BAŞLI
dover’s powder
uyuşturucu ilaç
dovers powder
uyuşturucu ilaç
DOVETAIL
ALIŞTIRMAK
DOVETAIL
BENZEMEK
DOVETAIL
BİRBİRİNE GEÇİRMEK
DOVETAIL
BİRLEŞTİRMEK
DOVETAIL
KURTAĞZI
DOVETAIL
KURTAĞZI İLE BİRLEŞTİRMEK
DOVETAIL
UYUŞMAK
dovetail
(i)., (f). sandik ve cekme. cede kose baginin disleri, kirlangic, gecme, kurtagzi; (f). tam uymak; kose bagi kesmek; kose bagi disleriyle bitistirmek.
dovetail
1. kırlangıç kuyruğu, kurtağzı, 2. geçme yapmak, 3. tam uymak, köşe bağı kesmek
dovetail
geçme
dovetail
kırlangıç
dovetail
kurtağzı
Dovetail blade root
Kırlangıç kuyruğu geçmeli kanat kökü
Dovetail groove (turbines)
Kırlangıç kuyruğu şekilli yiv (türbinlerde)
dovetail joint
kırlangıç kuyruğu geçme, sandık geçmesi
Dovetail joint
Kırlangıç kuyruğu şekilli geçme
dovetail key
kırlangıç kuyruğu kama
dovetail saw
zıvana testeresi
Dovetail slot (generators)
Kırlangıç kuyruğu şekilli oluk (jeneratörlerde)